Asker FıkralarıAna Sayfa - Profilim - Arşiv - Arkadaşlarım |
|
bağırsak
- 09:51 28/7/2008 Yazar kayzer Temel'in kötü huylarından biride her sabah uyanır uyanmaz, gök gürültüsü kadar yüksek sesle gaz çıkartmakmış. Karısı Fadime de bu densizliğe pek içerler, -"Gözü çikasu heruf, ha pir sabah poyle fosururken, tüm pağursaklarun donuna dökülsun da cör cünunu daaa" dermiş. Derken, kurban bayramının ikinci sabahı, Fadime mutfakta kurban etlerini ayıklarken ve Temel hâlâ uyumaktayken, Temel'i yola getirme niyetiyle, bir gün önce kurban olarak kestikleri koçun barsaklarını toparlayıp bir güzelce Temel'in donunun içine koymus ! Az sonra Temel uyanınca, adeti üzere, keyifle ve gök gümbürtüsü timsali,gaz çıkartınca bir de bakmış ki tüm barsakları donunun içinde ..Şaşkınlık ve korku ile rengi benzi atmış aklı uçup gitmiş. Temel,bir müddet sonra kendine gelmiş kalkıp tuvalete gitmiş epey zaman sonra, sararmış yüzünden soğuk terler damlayarak bitap yorgun bir halde mutfağa gelen Temel; -" Haçan dedigun oldi be Fadime, fosururken tüm pağirsaklarum donuma döküldu da" dediğinde, Fadime; - "Oh olsun, ama pağirsaklarun çıkarken canun da pek yanmiştur be Temel'im" diyerekten gönlünü almaya çalışırken, Temel yanıtlamış hemen; -"Yok be Fadime, ha çikarken acumadi da, geri sokarken az kalsun ceberiyazdum daaa". 0 Yorum - Yorum Yaz - Bağlantı
|
|
Meydana Çıkacakmış
- 09:48 28/7/2008 Yazar kayzer Genç İtalyan askere gitmektense her türlü işi yapmaya razıydı. Birgün fakir bir sirkin sahibinden iş istedi. Sirk sahibi gence enterasanbir fikir önererek; gorilim geçenlerde öldü.”Dedi. “Onun postunu giyipbir de kafesine girdin mi, askerlik şubesi seni katiyen bulamaz...”Delikanlı kabul etti. Bir on beş gün işler yolunda gitti. Gelgelelim, onaltıncı gün, vahşi hayvanlar, temizlenecek olan kafeslerindençıkarılınca, goril de kendini aslan kafesinde hapsedilmiş buldu. Vedehşet içinde,“İmdat imdat” diye haykırmaya başladı.Aslanların biri bunun üzerine, “Sus sersem!” diyehomurdandı.“Hepimizin foyasını meydana çıkaracaksın!” |
|
Açık Göz Asker
- 09:47 28/7/2008 Yazar kayzer Bir gün Bismark, harpte yararlılık gösteren bir askere madalyatakarken: Asker, yüz altın mı istersin, yoksa bu madalyayı mı?”Asker: “Madalyanın kıymeti nedir?”Bismark: “Maddi kıymeti aşağı-yukarı üç altın,” diye cevap verir.Asker: “Öyleyse 97 altınla madalyayı isterim!” |
|
Mektup
- 09:47 28/7/2008 Yazar kayzer İkinci Dünya Savaşı’nın iyice kızıştığı günlerdi. Karısından mektupaldı. Eşi: -“İzlande’da eli iş tutar erkek kalmadı. Hepsi askere gitti. Ne yapayımkocacığım, artık bahçeyi kendim belleyeceğim.”Derhal cevap yazdı.-“Sakın ha, bahçeyi kazayım deme, silahlar orada gömülü.”Savaşta mektuplar açılıp incelendiği için, bir manga asker gelip evinbahçesinde kazmadık yer bırakmadılar. Adam bir hafta sonra karısınagönderdiği mektupta:-“Sanırım bahçe iyice bellendi... Sebzeleri hemen ek karıcığım,”diyordu. |
|
Paşa Bilir
- 09:45 28/7/2008 Yazar kayzer Osmanlı döneminde iki arkadaş;bir balığın:erkek mi? Yoksa dişi mi?Olduğunun nasıl anlaşılacağını tartışırken, bunu; bir balıkçıyasormaya karar verirler. Balıkçı : “ Balığın erkek mi? Dişi mi? Olduğunu: yumurtasındananlaşılır” der. Meraklı kişiler:Ya yumurta zamanı değilse ?...diye tekrar sorarlar.Balıkçı :“O zaman kılçığına bakılır.” Diye yanıt verir.Meraklı kişiler:“ Ya Pişmemişse ?deyince“O zaman, karşıdaki konağın aşçısına sorun O daha iyi bilir. “der.Konağa gidip Aşçısına aynı soruyu sorarlar.Konağın aşçısı;“ Durun !... Bizim paşaya sorayım der.”.Meraklı kişiler :“ Paşa balıktan çok mu iyi anlar?diye sorarlar.Konağın aşçısı:“ Yok. Hiç anlamaz. Ama onun ; her zaman dediği dediktir.! Diyeyanıt verir. |
|
Yeni Bir İşgal
- 09:44 28/7/2008 Yazar kayzer Aptal Amerikalı delikanlı koşa koşa askerlik kayıt dairesine kaydolduve muamelesini tamamladı. Bu arada komutanlardan birine sordu.: “Efendim ben yabancı ülkelere gezip dolaşmak istiyorum... Acababeni deniz aşırı bir ülkeye gönderirler mi dersiniz? Komutan başınısalladı :“Belki ... Eğer Amerika yabancı bir ülke tarafından işgal edilirse....” |
|
Bomba
- 09:44 28/7/2008 Yazar kayzer İki asker çadırda uyuyorlardı. Birden bir gürültüyle yerlerinden fırladılar.Biri diğerine sordu, Bomba mıydı, yoksa gök gürültüsü mü?... Bombaydı galiba.”-“Aman çok şükür. Gök gürültüsünden ödüm patlar da...” |
|
Beni Mahcup Etme Evladım
- 09:42 28/7/2008 Yazar kayzer Osmanlı dönemini paşalarından birinin sadık bir adamı efendisi içinçalışırken başını belaya sokar. Zaptiyeler onu yakalayıp kadıefendinin karşısına çıkarırılar. Gidiş idama doğru. Zavallı: “e nedir ne oluyor” diye sordukça“Hiç telaşlanma derler” .... “Paşa ne yapar ne eder seni kurtarırıderler”.Gariban ümitle beklemeye dursun paşa hiç mi oralı değildir. İhtimaladamı kurtarırken kadı ile bozuşmaktan korkmaktadır.Son celse yapılır ve karar idamdır.Zaptiyeler adamı iki kolundan tutmuş **ürürlerken gariban kapıdanpaşayı görür,son bir ümitle ona doğru hamle yapar.Neredeyse kurtarbeni paşam diye haykıracaktır.Paşa bu ihtimalden korkarak,zaptiyelerin kolundaki garibanın yalvarangözlerine bakarak yalnızca onun duyabileceği bir ses tonuyla “Bir can için beni mahcup etme evladım” diye fısıldar |
|
Seks Dersi
- 09:41 28/7/2008 Yazar kayzer B : Sen sokakta yururken biri gelip burnunu karistirsa hosuna gider miydi? O : Baba neden bayanlar adet gunlerinde sex yapamazlar? B : Burun kanasaydi karistirabilir miydin? O : Erkekler neden prezervatifle sex yapmaktan hoslanmazlar? B : Eldiven giyip burnunu karistirmazsin heralde. O : Baba neden sex ozeldir? B : Sinifin onunde burnunu karistirmazsin degilmi? O : Baba sen supersin yaa!.... |
|
AY TUTULMASI
- 09:40 28/7/2008 Yazar kayzer Albay, binbaşıya :-Yarın güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir şey değildir. Erleri talim elbiseleri ile talim meydanına getirin de olayı görsünler. Bende orada bulunup kendilerine gerekli bilgiyi verecegim. Şayet yağmur yağarsa, tabii bir şey göremeyiz .O zaman erleri, üstü kapalı talimgaha götürürsün.Binbaşı, yüzbaşıya :-Albayın emri ile yarın sabah saat dokuzzda güneş tutulacak. Bu her zaman görülen bir olay değildir. Şayet hava kapalı olursa bir şey görülemeyecektir. Bu durumda tutulma, kapalı talimgahta gerekli talim elbisesiyle yapılacaktır.Yüzbaşı, teğmene : Albayın emri ile yarın sabah dokuzda taalim elbisesi ile güneş tutulmasının açılış merasimi yapılacaktır. Şayet yağmur yağarsa ki bu durum pek görülen bir olay değildir, Albay kapalı talimgahta gerekli bilgiyi verecektir.Teğmen, başçavuşa :-Yarın sabah dokuzda hava güzel olursa, talim kiyafeti ile albay tutulacak. Kapalı talimgahta yağmur yağarsa, alayın meydanında manevra yapılacak. Çünkü bu her zaman görülen bir olay değildir. Basçavuş, askere :-Yarın sabah saat dokuzda kapalı talimgaahta Albayı tutacağız. Sabah hepiniz talim techizat ile hazır olun.Askerler kendi aralarında :-Yarın sabah bizim basçavus Albayı tutukklayacakmış. |
|
BAYRAK
- 09:39 28/7/2008 Yazar kayzer Acemi erlerin dağıtım zamanı gelmişti.Herkes kurra torbasında sırasını bekliyordu. Derken sıra bizim Temele geldi.Komutan; Söyle bakalım Temel kurrada nerenin çıkmasını istersin??,Temel;----Hiç farketmez Komutanım Vatan bir bayrak altında bölünmezlik aşkıyla yatan..Komutan;----Hadi kurranı çek bakalım. Temel kurrayı çeker birde bakarki Hakkari yüksekova sınır Jandarma komutanlığı, Temel;---- Tüh beee,, Kim dikti lan bu bayrağı buralara............ |
|
SALAK ERLER
- 09:39 28/7/2008 Yazar kayzer İki çavuş iddaya girer hangimizin eri daha salak diye. İlk çavuş erini çağırır ve der ki;-Oğlum al şu 10 milyonu git bana bir araaba al. Er:-Baaaşüstüne çavuşum der gider.ikinci çavuş çağırır erini: olum git bak bakayım ben evdemiyim der..er:-baaşüstüne çavuşum der çıkar.bu iki salak er çarşıda karşılaşırlar erlerden biri:-yahu bende bir çavuş var o kadar salak ki bana para verdi git bana araba al diye lan keriz bugün pazar arabayı nerden bulayım..diğer er:-yahu benim ki daha salak yok gidip kenddisi evdemiyiş değilmiymiş diye bakacakmışım be ey lavuk yanında koskaca askeriyenin telefonu var evi arada sorsana... |
|
ASKER TEMEL
- 09:38 28/7/2008 Yazar kayzer Asker Temel içki içmeyi çok severmiş. Bir gün komutan duvara bir yazı yazmış:"İÇKİ ÖLDÜRÜR" Asker Temel sabah bu yazıyı görünce yanına ekler: "ASKER ÖLÜMDEN KORKMAZ" |
|
LAZER
- 09:36 28/7/2008 Yazar kayzer Komutan bölüğe bir bilgisayar aldırır ancak yazıcı almayı unutur. Postasını çağırır ve ona 'git bana bir lazer yazıcı getir' der. postası gider bölüğün içindeki bütün erlere laz olup olmadığını sorar, bir laz bulur ve komutanın yanına getirir. komutan postasına 'bu kim ' diye sorar ve posta komutana 'bir tane laz er getirdim' der.Komutan ise 'iyi ki scan-er istemedik'der ve asker de 'onu da bulabilirim komutanım ' der. |
|
TEK ASKER
- 09:36 28/7/2008 Yazar kayzer Manevra varmış. Temel elde tüfek yerde yatıyormuş. Komutan gelip sormuş :-Düşman önden gelirse ne yaparsın Temel??Temel cevaplamış.Şu yandan, bu yandan, Arkadan gelirse, diye tekrar sormuş komutan.Temel bunları da cevaplamış. Komutan en sonunda :-Ya düşman tepeden gelirse? deyince.Temel dayanamamış ve :-Habu memleketin tek askeru ben miyum koomitanum daa! |
|
TOS-BA-ĞA
- 09:35 28/7/2008 Yazar kayzer Komutan bir gün askerleri sıraya diziyor ve okuma bilenler ve bilmiyenleri ayırıyor.Bilenlerin bilmeyenlere öğretmesini istiyor ve 1 hafta zaman verıyor.Okumayı öğrenenlerede benden 1 hafta izin diyor ve 1 hafta sonra komutan askerleri bir kara tahta önüne topluyor ve tahtaya kaplumbağa yazıyor ve hadi okuya bilen varmı diyor ama kimseden ses soluk yok. Komutan hadi size bir şans daha diyor ve size yazdığım kelimenin resmini çizecem diyor ve kafasını,ayaklarını,kabuğunu falan çiziyor ve hemen askerlerden biri atlıyor. Komutanım ben buldum okuya bilirmiyim diyor ve komutan tabiki diyerek hadi oku bakim diyor ve (asker heceleyerek)tos-ba-ğa diyor. |
|
KAPTAN BRAVO
- 09:35 28/7/2008 Yazar kayzer Günün birinde acik denizlerde yol alirken, gözcü seslenmis diregin tepesinden, "heyyoooo, uzakta bir korsan gemisi göründüüüüü..." Bunun üzerine tüm mürettebat dehset icinde saga sola kosusturmaya baslamis. Kaptan avo sakin bir sesle yardimcisina seslenmis,"bana kirmizi gömlegimi getirin." Yardimci derhal kaptanin kirmizi gömlegini getirmis... avo gömlegi giyerken adamlarini savas düzenine sokmus ve korsanlari yenmis...Daha sonra, gözcü bu kez bir degil, iki korsan gemisini tespit etmis uzaklarda...Kaptan avo bu kez de kirmizi gömlegini istemis ve yine korsanlari duman etmis. O aksam, bütün mürettebat güvertede oturmus, o günkü zaferi konusurken, adamlardan biri kaptana sormus:"Kaptanim, niye savastan önce kirmizi gömleginizi istiyorsunuz, cok merak ettik de, bagislayin sormakla bir kusur ediyorsam..."avo soruyu cevaplamis:"Sundan istiyorum evladim... Eger saldiri sirasinda yaralanirsam kirmizi gömlek akan kanimi belli etmez, böylelikle siz de korkusuzca düsmanlarimiza direnmeyi sürdürürsünüz."Ortaligi bir sessizlik kaplamis, sadece denizin sipirtisi ve rüzgarin yelkenlere dokunusu duyuluyormus... Adamlarin yürekleri kaptanlarinin cesaretine duyduklari hayranlikla güm be de güm atiyormus...Safak sökerken gözcü bu kez bir degil, iki degil, ama tam ON korsan gemisinin yaklasmakta oldugunu tespit etmis. Mürettebat kutsayici bir sessizlikle kaptanlarina bakarak, onun o artik alisilagelen kirmizi gömlek talebinde bulunmasini beklemeye baslamislar.Kaptan avo celik gibi gözleriyle gemisine yaklasan korsan filosuna bakmis, sonra korkusuzca adamlarina dönmüs ve sakin bir sesle bagirmis:"Kahverengi pantolonumu getirin bana!" |
|
KAMUFLAJ
- 09:35 28/7/2008 Yazar kayzer Askerde kamuflaj yarışması var... Herkes cuvallara giriyor, komutan gelip tekme atıyor onlarda hayvan sesleri çıkarıyorlar komutan onaylıyor...Birinci çuvala vuruyor.. Hav hav hav.Komutan aferin diyor köpek çuvalı.... İkinci çuvala vuruyor, miyav miyav..Komutan gene beğeniyor.. Böyle on onbeş çuval geziyor. Hepsi çok iyi taklit yapıyorlar... Enson çuvala vuruyor ses yok...Daha sert vuruyor gene ses yok, tekme, tokat, tahta, tüfek, ses yok...Askerlere emir veriyor iyicene tekmeleyin... Çuvaldan kan sızmaya başlıyor..Beş dakika sonra da ince, bitkin bir ses:'Patateeeeeees' |
|
GERİ ZEKALI KAMYON ŞOFÖRÜ
- 09:34 28/7/2008 Yazar kayzer Mehmet er olarak askerliğini yapmaktadır. Ve komutan her gün Mehmet'i 10 km. uzaktaki şehir merkezine yürüyerek gönderir ve kendisine günlük bir Hürriyet gazetesi aldırır.Mehmet her ince şehir merkezine yürüyerek gider ve ogleden sonra saat 15,00e doğru da kışlaya geri gelerek komutanına aldığı gazeteyi verir.Aradan 10-15 gün geçer ve Mehmet hergün ayni işlemi yapmaktadır.Bir gün Mehmet bu adar uzun yolu hergün gitmeye dayanamaz ve şehre gazete almaya gittiğinde aynı Hürriyet gazetesinden 4 adet alır ve karargaha geri döner ve komutana gazetelerden bir tanesini verir. Diğer 3 gazeteyi de kendisinde saklar. 2. gün Mehmet sanki şehre gitmis gibi yapar ve garnizonda sota yerlerde oyalanır ve öğleden sonra saat 15,00 e dogru dün aldığı Hürriyet gazetelerinden birisini daha komutana verir.3. gün Mehmet şehre gitmez ve ogleden sonra saat 15,00 e dogru komutanın yanına giderek aldığı gazetlerden bir tanesini daha verir. 4. gün de ayni şeyi yapar ki; komutan Mehmete hışımla seslenir ve derki: 'Sen bu gazetelere gelirken göz gezdiriyor musun, bakıyor musun?' Mehmet endişe ile ve korkarak 'hayır komutanım hiç bakmıyorum' der. Komutan tebessüm ederek Mehmet'i yanına çağırır ve der ki 'Gel o zaman sana komik bir şey göstereyim, geri zekalı bir şoför, 3 gündür ayni araba ile ayni ağaca çarpıyor...Bak 3 gündür gazetede adamın da, carptığı arabanın da agacın da resimlerini koyuyorlar' der. |
|
DİKTATÖR
- 09:34 28/7/2008 Yazar kayzer Diktatör general askerleri ile yolda giderken askerlerden biri hapşırmış.Diktatör arkasını dönüp:'Kim hapşırdı demiş:' Askerler korkudan bir şey söyleyememiş. Diktatör bunun üzerine birinci sırayı kurşuna dizmiş.Sonra yola devam etmişler biraz sonra yine bir hapşırık sesi gelmiş. Diktatör kim hapşırdı deyince yine korkudan kimse kimin hapşırdıgını soyleyememiş.Bunun uzerine diktator ikinci sırayı kursuna dizmiş.Biraz sonra yine birisi hapşırmış.Diktatör arkasını donup sormus kim hapşırdı diye. Bi asker ben hapşırdım demiş .Diktatör general askere dönüp:Çok yaşa demiş. |
| Önceki Sayfa :: Sonraki Sayfa |